Aziz Yıldırım’ın 2006 yılında Fenerbahçe başkanlığından istifa edip daha sonra “baskılara daynamayarak” yeniden sarı kanaryaların başına başkan olarak geri dönüşü CHP’den istifa eden ve şimdi yeniden geri dönüşü konuşulan Deniz Baykal ile çok büyük paralellikler içeriyor.
* Aziz Yıldırım istifa ettiğinde aynı Baykal gibi “asla geri dönmeyeceğim” demişti.
* İkisi de “şimdi dışarıdan arkadaşlarıma yardım edeceğim” diyor. O dönemde Fenerbahçe’nin transfer politikasını bile istifa eden Yıldırım yönetmişti. Şimdi de CHP’de Baykal’ın istemeyeceği bir ismin başkan olabilme ihtimalinin mümkün olmadığı konuşuluyor.
* Yıldırım’ın istifasının ardından kimse “ben başkan adayıyım” diye ortaya çıkamadı. Nihat Özdemir en dikkate değer açıklamayı yaparak aday olmadığını açıkladı: “Aziz Yıldırım’dan sonra başkan olmak kolay değil..” Şimdi de CHP’de Kılıçdaroğlu halkın yoğun baskısına rağmen Baykal’dan sonra aday olması durumunda Baykalcılar tarafından “mezar soyguncusu” olarak anılmaktan korkuyor. (Bknz. Yılmaz Özdil’in 11 Mayıs yazısı)
* Tribünlerde “Taraftarız biz çekeriz cefa büyük başkan bizi bırakma” tezahuratları yükselmeye başladığında Yıldırım muzaffer başkan gibi kongreye geri gelmiş ve yeniden kulübün başkanı seçilmişti. Şimdi de CHP’liler dönmesi için Baykal’ın evinin önünde eylem yapıyorlar, açlık grevlerine gidiyorlar. Vatan gazetesine konuşan CHP’li yöneticiler, “Onu kurultayda seçip omuzlarda yeniden başkan yapacağız” diyor. Baykal ile Yıldırım’ın kaderi kesişecek mi? Bekleyip göreceğiz…
2005-2006 sezonu sonunda ne olmuştu?
2005-2006 sezonuna Sarı-Kanaryalar kadrosunu koruyarak, fazla transfer yapmayarak girdi. Juventus’tan Stephen Appiah 8.000.000 €’a ve Konyaspor’dan Zafer Biryol 1.200.000 €’a alındı. Buna karşılık Pierre van Hooijdonk’un sözleşmesi yenilenmeyerek takımla ilişkisi kesildi. Şampiyonlar Ligi’ne eleme oynamadan giren Fenerbahçe, AC Milan, PSV Eindhoven, Schalke 04′ün olduğu grupta 4 puan toplayarak sonuncu oldu ve Avrupa macerasına veda etti. Ligi ise domine eden Sarı Kanaryalar son haftalara doğru puan kayıpları yaşayınca şampiyonluğu son maça bıraktı. Galatasaray’a karşı ikili averajda üstün bir şekilde aynı puanla son haftaya giren Fenerbahçe, Galatasaray’ın galibiyetine karşılık Denizlispor’a karşı berabere kalınca son hafta şampiyonluğu elinden kaçırdı. Sonrasında kaosa giren takım başkanın istifası ile sarsıldı. Ve ardından Fenerbahçe’de kulisler hareketlendi. Taraftarlar, “Aziz başkan bizi bırakma” tezahuratları yapmaya başlarken Fenerbahçe içinden de Aziz Yıldırım’ın dönme ihtimali nedeniyle başkanlık için hiç kimse aday olmayı göze alamıyordu. İmzalar toplandı Aziz Yıldırım’ın sonraki kongrede yine aday olması sağlandı. Aziz başkan da böylece “çok daha güçlü olarak” geri döndü. Ardından Christoph Daum’un sözleşmesi yenilenmeyerek takımdan gönderildi. O zamanlarda Hıncal Uluç şöyle bir yazı kaleme almış ve Aziz yıldırım’ın “taktik” uyguladığını ve geri dönmeyi planladığını belirtmişti. İşte o yazı
Ben başından beri “taktik” dedim..
“Aziz Yıldırım yoğunlaşmaya başlayan eleştirileri bıçak gibi kesip atan, ortamı tam tersine ‘Aziz Başkan’ övgülerine döndüren taktiği uyguladı..
Geri dönecektir.”
Bugünlerde benim gibi düşünenlerin sayısı artmaya başladı. Çoğu Fener camiası dışından pek çok yazar bu fikre katıldıklarını açıkladılar.. Fenerli olanlar da “dön” yarışına girdiler.
O bir yana.. Fener’de neler oluyor?.. İstifa haberinin ardından hemen isimler ortaya atıldı..
Şenes Erzik, Ferit Şahenk, Abdullah Kiğılı anında reddettiler.
Sadettin Saran’ın durumu belli değil. Mahkemelik olabilir.
M. Ali Aydınlar sessizliğini koruyor. Beklemede.
Ali Koç, başkanlığa fevkalade hevesli. Ama Koç ailesinin bu konudaki ilkesini Vehbi Bey belirlemişti. Aile bu ilkeye sımsıkı bağlı. İzin vermiyor.
Nihat Özdemir en dikkate değer açıklamayı yaparak aday olmadığını açıkladı..
“Aziz Yıldırım’dan sonra başkan olmak kolay değil..” Fenerbahçe’nin en içinde, Aziz Yıldırım’ın en yakınındaki Fenerli dostum yorumladı..
“Nihat Bey aday olmadığını açıklamıyor, aday olmaya hazırlanan ötekilere gözdağı veriyor.. Bunun adı yol kesmektir. Ötekilerin yolu kesilmeli ki, dönüş yolu boş kalsın!..”
Bütün bunlar olurken, istifa eden başkan Avrupa’nın göbeğinde görevde olduğu günlerdekinden daha hızlı çalışmalarla 2006-2007 sezonunun transferlerini yönetiyor. Yeni Teknik Direktörü arıyor. İstanbul’a “Muzaffer Başkan” gibi dönmeye, Yeşilköy’de gövde gösterisine hazırlanıyor.

