Haber Crombie - Butik Haber Tadında...

Marie Claire’in yayın yönetmeni çarşafa büründü

carsaf2muslim-woman_64Marie Claire dergisinin eski yayın yönetmeni ve Daily Mail’in moda yazarı Liz Jones, çarşaflı kadınların yaşamını daha yakından anlayabilmek için 1 hafta boyunca Londra’da çarşafla dolaştı ve izlenimlerini yazdı

Türkiye geçtiğimiz haftalarda Hürriyet yazarı Ayşe Arman’ın tesettüre girerek Nişantaşı, Reina ve Fatih Çarşamba’da yaşadıklarını anlattığı yazı dizisini konuşmuştu. İngiltere’de pazar gazeteleri içinde 3 milyona yakın tiraj rakamını yakalayan Sunday Mail de dün benzer bir haber yaptı. Gazetenin moda editörlüğünü yapan eski Marie Claire genel yayın yönetmeni Liz Jones, örtünen kadınların neler yaşadığını daha iyi anlayabilmek için 1 hafta boyunca çarşaf giyerek Londra sokaklarında dolaştı. Alışveriş yapan, taksiye binen, arkadaşlarıyla kafede oturan, Hyde Park’ta çarşafla yürüyen Jones, izlenimlerini de dün gazetesinde okuyucularına aktardı. İşte yaşadıkları: 

“Nefes alamadım”

* Çarşafı ilk giydiğim anda nefes almakta zorlanıyordum. Herkesin dikkati üzerimdeymiş gibi geldi. Ama hiç öyle olmadı ve kimse kötü bir şey söylemedi.
* Kafeye gidip kahve istediğimde siparişimi alan kişi hiç tepki vermedi. Ama ben kahveyi yudumlamak için apzıma götürdüğümde ağzımın yerinde bir örtü olduğunu fark ettim. Alışması çok zor oldu.
* Bir keresinde bir kafede tek başıma otururken bana doğru bağıran bir Arap adam dışında kimseden tepki almadım. O da Arapça bir şeyler söyleyip gitti. Herhalde tek başıma oturmama kızmıştı.
* Londra’daki taksiciler çarşaflıyken bile bana “darling” (sevgilim) diye hitap etti. Arabadan inerken dökülen eşyalarımı toplamak için insanlar yardımcı oldular kapımı açtılar.
* En yakın arkadaşımla bir cafede buluşmak için randevu verdim ama 3 kez yanımdan geçmesine rağmen beni tanımadı. Sonra gerçeği söyleyince şoke oldu.

“Özgür olmuşsun”

* Arkadaşlarımın çoğunun yorumu “Saç yıkama derdi yok, makyaj yapmak zorunda değilsin. Domuz gribi riskin de yok. Özgür olmuşsun” şeklinde oldu.
* Ama ben 1 haftanın sonunda ilk iş olarak bol makyaj yapıp, straplez bir bluz giyerek en yüksek topuğu giydim. Kendimi ancak bu şekilde dişi hissedebildiğimi fark ettim. 
* Havanın çok sıcak olmasından dolayı ayakkabı yerine flip flop terlikle gezmek zorunda hissettim kendimi. Bir yerden o sıcaklığı atıp hava girmesini sağlamam gerekiyordu.
* Hyde Park’ta gezerken örtülü Müslüman kız çocuklarını gördüğümde ise, “Sizin ne hissettiğinizi şimdi çok daha iyi anlıyorum. Erkekler için obje haline gelmiş olmak, marjinalize olmak…” diye düşündüm.

Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder